
Genel anestezi altında yapılır. Göbek çukurunun yaklaşık bir cm altından ufak bir kesi yapılır. Buradan özel bir iğne ile karın boşluğuna girilir ve bu iğneden özel bir gaz (CO2) gönderilerek karın boşluğu şişirilir. Bundan maksat karın ön duvarını iç organlardan uzaklaştırmak; böylece daha sonra karın boşluğuna gönderilecek aletlerin daha güvenli bir şekilde karın boşluğuna girmesini sağlamak ve karın boşluğunda daha geniş bir ortam yaratarak hem gözlem işlemini hem de operasyonu daha rahatlıkla yapmaktır. Karın boşluğunda belli bir gerginlik sağladıktan sonra ki bu ortalama 3 litre CO2 gazı ile olmaktadır. İğne çıkartılıp aynı yerden trokar denen ucu sivri özel boru karın boşluğuna gönderilir. Bunun içinden gönderilen endoskopik aletle hem karın boşluğu aydınlatılır, hem de buradaki görüntüler ekrana yansıtılır. Yapılacak işleme göre 5 mm uzunluğunda 1-2 veya 3 delik daha açılır,oralardan karın boşluğuna gönderilecek trokarların içinden yapılacak operasyona uygun aletler karın boşluğuna sokularak operasyon gerçekleştirilir.
Laparoskopik
işlem hem teşhis amacıyla hem de cerrahi tedavi amacıyla
yapılır.
Laparoskopik cerrahinin açık cerrahiye göre önemli
üstünlükleri vardır . Fakat açık cerrahi ile bir çok operasyonu
her kadın hastalıkları ve doğum uzmanı yapabildiği halde,
endoskopik cerrahi yapabilmek için ayrı bir eğitime ihtiyaç
vardır.Deneyim ve eğitim arttıkça yapılacak operasyonların
genişliği de artabilir. Laparoskopik cerrahinin açık cerrahiye
göre avantajları şunlardır.
Laparoskopik
cerrahinin açık cerrahiye göre avantajlarını şöyle
sıralayabiliriz.
1-Hastanede kalış süresi daha kısadır.
2-Hasta günlük aktivitelerine daha erken başlar.
3-Ameliyat sonrası ağrı daha azdır.
4- Ameliyat sonrası komplikasyonlar daha azdır.
5-Kozmatik üstünlüğü vardır.Ameliyat izi ya çok küçük olabilir
veya hiç olmayabilir.
6-Hem teşhis hem de tedaviyi aynı anda yapma olanağı sağlar.
|
Modern bir laparoskopik cerrahi seti |
Teşhis amaçıyla
laparoskopinin kullanıldığı durumlar :
1-İnfertilite tetkikinde
2-Kronik pelvik ağrı teşhisinde
3-Endometriosisde
4-Fertiliteyi sağlayıcı bir operasyonu takiben
İnfertilite etyolojisinin araştırılmasında diagnostik (teşhis amacıyla yapılan) laparoskopi önemli bir rol oynamaktadır.İnfertilite etyolojisinde %40 neden tuba-peritoneal patolojilerdir. Tuba-peritoneal patolojiler dediğimiz zaman akla tuba uterinalar ile etraf dokular arasındaki yapışıklıklar ve endometriosiz gelmektedir. Tuba-peritoneal bir patolojinin olup olmadığının tetkikinde en güvenli yol laparoskopik tetkiktir.
Histerosalpingiografi (HSG ) tuba-peritoneal patolojilerin değerlendirilmesinde her zaman yeterli olmamaktadır. HSG’de tubal bir patoloji görüldüğünde veya tuba-peritoneal bir patolojiden şüphelenildiğinde diagnostik laparoskopi indikasyonu vardır.HSG ve diğer kardinal tetkiklere rağmen infertilite etyolojisi tesbit edilememişse yine laparoskopik tetkikte yarar vardır.
Diğer tetkiklerle izah edilemeyen ve verilen ağrı ilaçlarının etkisi geçtikten sonra tekrar ortaya çıkan kronik pelvik ağrı nedeninin araştırılmasında başvurulacak yöntem yine laparoskopidir. Diagnostik laparoskopinin yaygın kullanım alanlarından bir diğeri endometriosis teşhisidir.Endometriosis teşhisinde laparoskopi en güvenli yöntemdir.Aynı seansta operatif olarak tedavi etme olanağı da vardır.
Operasyonları takiben;
yapılan operasyona,kullanılan yönteme ve cerrahın titizliğine
göre değişen oranlarda post operatif adezyon (organlar arasında
yapışıklık) riski vardır.Fertiliteyi sağlamaya yönelik bir
operasyonu takiben oluşan bu adezyonlar başarı insidensini
azaltabilir.Bu nedenle bu tür bir operasyondan 3-4 hafta sonra
yapılan bir laparoskopi ile post operatif adezyon oluşup
oluşmadığı anlaşılır ve adezyon oluşmuş ise onlar giderilebilir.
|
Laparoskopi ile kadın üreme organlarının görünümü |
Operatif
amaçla laparoskopinin kullanıldığı durumlar :
1-İnfertiliteye sebep olan bazı tubal ve tuba peritoneal
patolojilerin giderilmesinde.
2-Adezyolizis amacıyla
3-Endometriosis tedavisinde
4-Miyomektomi amacıyla
5-Over tümörlerinde
6-Yabancı cisim çıkartılmasında
7-Tubal sterilizasyon amacıyla
8-Histerektomi
9-Polikistik overlerde
10-Ektopik gebeliklerde
11-Stress üriner inkontinansın tedavisinde
12-Utero-sakral ligament ve presakral sinir ablasyonu.
|
Laparoskopi ile kapalı follop tüpü ağzının açılması |
Günümüzde yapılan operasyonlar bunlar.Geleçekte yeni,yeni aletlerin kullanıma sunulması ve tecrübelerin daha da artmasıyla başka cerrahi prosedürlerde de laparoskopi yi kullanmak mümkün olacaktır.
Laparoskopinin
komplikasyonları:
Tüm açık cerrahi operasyonlarında olduğu gibi
laparoskopik cerrahi uygulamalarında da bazı komplikasyonlar
görülebilir.Komplikasyonların önlenmesinde operatörün
deneyiminin, ekibin uyumunun, kullanılacak aletlere
alışkanlığın, ve pelvic anatominin bilinmesinin önemi vardır.
Bunlar ne kadar iyi ise komplikasyonlar o kadar az olur.
Bunların yetersizliğinde oluşacak komplikasyonlar açık cerrahide
ortaya çıkabilecek komplikasyonlardan daha ağırdır.
Komplikasyonlar üç etapta
görülebilmektedir.
1- Punomoperitonium sağlanırken.(Karın içi boşluğu CO2 gazı ile
şişirilirken)
2- Trokarlarla karın boşluğuna girerken
3- Cerrahi işlem sırasında
Laparoskopinin
kontrindikasyonları :
Laparoskopik cerrahiyi her hastada uygulayamayız.
Laparoskopinin relatif ve kesin kontrindike olduğu durumlar
vardır.Rolatif kontrindike olan durumlar ancak çok deneyimli bir
endoskopik cerrahın girişebileceği operasyonlardır.Kesin
kontrindikasyon durumlarında asla laparoskopik işlem
yapılmamalıdır. Bu durumları şöyle sıralayabiliriz .
Kesin
Kontrindikasyonlar :
-Ağır kardio-pulmaner hastalıklı olanlarda
-Büyük abdominal ve diafragmatik hernisi olanlarda
-Generalize peritonit geçirmiş hastalar
-Hiopvolemik şoktaki hastalarda
-İntestinal obstriksiyon – İleus’u olan hastalarda laparoskopi
yapılmamalıdır. Ayrıca yeterli deneyime sahip olmayan
cerrahların operatif laparoskopi yapması kesin kontrindikedir.
Rolatif
Kontrindikasyonlar :
-Daha önce abdominal cerrahi geçirenlerde
-Aşırı şişman hastalar ( aşırı zayıf hastalarda da özel bir
dikkat gösterilmelidir ).
-İntrauterin gebelik durumları
-Büyük abdominal kitlelerde
|
Sık sorulan Sorular: |
Laparoskopik
operasyonlar için anesteziye ihtiyaç var mı?
Laparoskopi ister teşhis amacıyla isterse operasyon
amacıyla yapılsın her ikisinde de genel anestezi ile tapılır.
Operasyon öncesi ne yapmalıyım ?
Operasyondan önce en az 4-5 saat bir şey yememeli ve
içmemelisiniz. Barsaklarınızın boş olması gerekir. Bu nedenle
mini bir lavman yapılır. Genel anestezi yapılacağı için,
anestezi doktorunun görmesi ve gerekli tetkikleri yaptırması
lazım.
Operasyondan sonra ne kadar süre
hastanede kalırım ?
Teşhis amacıyla yapılan laparoskopık bir işlemden
sonra 4-5 saat hastanede kalmak çoğu kez yeterli oluyor.
Operatif bir işlemden sonra ise yapılan operasyona göre 7-8 saat
hastanede kalmak yeterli olabildiği gibi bazen uzun süren bir
operasyonu tekiben bir gün hastanede kalmak gerekebilir.
Kesin yatak istirahati gerekli mi ?
Operasyonun yapıldığı gün yatak istirahati yapmak
yeterli olmaktadır. Birkaç gün karın boşluğuna girilen yerlerde
ve sağ omuza vuran ağrılar olur, fakat bunlar yatak istirahatini
gerektirmez.
Kaç gün sonra işime dönebilirim ?
Operasyondan bir iki gün sonra evde güç sarfına gerek
olmayan, okuma yazma, kahvaltı hazırlama gibi işler rahatlıkla
yapılabilinir. Ortalama bir hafta sonra da işinize
dönebilirsiniz.
Açık cerrahiden daha pahalı mi?
Fiat olarak aralarında önemli bir fark yok, bazen
açık cerrahiden daha ucuz bile olabiliyor.
İnfertil hastalarda niçin laparoskopi
yapılır ?
Açıklanamayan infertilite hastalarında, endometriosis
şüphe edilen hastalarda ve tüplerle etraf dokular arasında
yapışıklıklardan şüphe edilen hastalarda teşhis amacıyla
laparoskopi yapılır. Aynı anda görülen bazı patolojileri de
düzeltmek mümkün olabilir. İşlem sonrası hasta için en isabetli
tedavi planlanır